1. Giriş
Erzurum Polis Meslek Yüksek Okulunun tarihçesi hakkında yapılacak olan bir çalışmanın 1907 yılı itibariyle başlaması gerekmektedir. Çünkü polis mekteplerinin tarihçesi hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmaların genelinde ilk açılan Polis Mektebinin Selanik Polis Mektebi (Vilayan-ı Şahane Polis Mektebi – 1323 -1907) olduğu belirtilmektedir (Selanik Polis Mektebi Defteri, s:101 – 160).
Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan arşiv çalışmaları sonucunda o döneme ait Polis Mekteplerinin kuruluşu ile ilgili çalışmaların gerekçeleri şu şekilde izah edilmekteydi: “Dış devletlerin tahrikleri yüzünden Kümelideki Bulgar, Ulah, Sırp ve Rum çeteleri mütemadiyen hadiseler çıkararak, memleketin emniyet ve asayişini bozuyorlardı. Bunu vesile ittihaz eden yabancı devletler, görünüşte Hıristiyan unsurların emniyet ve selametini temin gayretiyle Kümelide kendileri tarafından asayiş ve emniyetin temin olunmasına muvafakat edilmesini Osmanlı imparatorluğundan talep ettiler. Hükümet, Kümelide ıslahatın kendisi tarafından yapılmasına ve fakat ecnebi devletlerden gönderilecek bir grup zabıtanın nezaret ve idareleri altında jandarma ve polis tenkisatının icrasına, çetelerin tecavüzlerine nihayet verilerek, emniyet ve asayişin iade ve istikrarına ecnebi devletlerini razı etti. Bunun üzerine Almanya, Rusya, İngiltere ve İtalya devletlerinden sekizer-onar zabit­ten mürekkep birer askeri heyet geldi. Polis teşkilatı için Belçika’dan iki zabit geldi. Bunlardan biri Leon Brozo’ydu. Bu zat, Selanik’te açılan polis mektebinin ilk müdürüdür (Selanik Polis Mektebi Defteri, s:101 – 160).”
Erzurum Polis Mektebinin açılış tarihi, ne zaman tekrar kapandığı, hangi sebeplerle uzun süreli eğitime ara vermek zorunda kaldığı, ne zaman tekrar hizmete girdiği ve bu günkü durumu hakkında çalışma içerisinde kronolojik bir bilgilendirme yapılmaya çalışılacaktır.

2. Polis Teşkilatının Tarihsel Değişimi
Burada Polisin eğitiminin ne durumda olduğu ve aynı zamanda Polis teşkilatının nasıl bir yapılanma içerisinde ve hangi sıkıntılara maruz kaldığı konularında da tarihsel bir incelemeye ihtiyaç duyulmaktadır. 1907 de ilk Polis Mektebinin açılması hemen takip eden yıl, II. Meşrutiyetin ilan edilmesi üzerine her alanda olduğu gibi güvenlik alanında da yeniden yapılanmaya gidilmiştir. Bu bağlamda Almanya ve Fransa Polis Teşkilatları incelenerek mevcut teşkilatın yeniden yapılandırılmasına gidilerek “İstanbul Vilayeti ve Emniyeti Umumiye Müdüriyeti Teşkiline Dair Kanun” (Ek 1) ile Zaptiye Teşkilatı kaldırılmıştır. Yeni kurulan teşkilat Dâhiliye Nezaretine bağlı olarak ülkenin tüm polis işlerinin yürütülmesiyle görevli olarak “Emniyet Umumiye Müdürlüğü” adıyla çalışmaya başlamıştır. Bu şekildeki çalışmalar 1913 yılına kadar devam etmiş ve bu teşkilat İstanbul dâhil tüm ülkeye hizmet etmiştir. Ancak 9 Aralık 1913 “Dâhiliye Nezareti Teşkilat Nizamnamesi” ile Emniyeti Umumiye Müdüriyetinin görevi “Memleketin Emniyet ve İnzibatına taalluk eden her türlü umum ve muamelatı takip ve o baptaki muhaberatı idare ve polis teşkilat ve mekteplerini idare etmek” şeklinde yeniden tanımlanarak hizmet etmeye başlamıştır. Bu yeni yapı Ankara’da milli hükümet Emniyeti Umumiyesi kurulana kadar, Dâhiliye Nezareti bağlı olarak çalışmıştır (Şahin, 2004). Burada dikkat çeken husus şudur ki; 1913 de yapılan bu kanun değişikliği ile Polis Mekteplerinin idaresi Emniyeti Umumiye Müdüriyetine verilmiş oluyordu.
3. Erzurum Polis Mektebi
Şahin (2001) Polis Mekteplerinin açılışı şu şekilde anlatılmaktadır. Osmanlı döneminde, Türk polisinin, polisiye hizmetler konusunda eğitilmesi amacıyla 1907 yılında ilk polis okulu Selanik'te açıldı olarak belirtilir ancak 1323 yılı hicri takvimin miladi takvime çevrilmesi hesaplamalarından kaynaklanan farklılıklar nedeniyle1907 olarak hesaplanmış olabilir. Bu çalışmada kullanılan hesaplama Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kullandığı hesaplama tablosu esas alındığından ilk polis okulunun açılışını 1323 hicri 1905 miladi olarak hesaplanmıştır. Bunu İstanbul, Beyrut, Bağdat, Erzurum, Adana ve Trabzon Polis okulları takip etti. 1905 yılına kadar bir polisin, polisiye bilgi ve becerilere sahip olmasından çok, güçlü ve kuvvetli olması tercih ediliyordu. ( Şahin, 2001). Erzurum Polis Mektebinin açılış tarihine dair herhangi bir kaynak bulunmamakla birlikte Şahin (2001, s:46) Okul Müdürü Bedri Bey’in 27 Temmuz 1327 yılında atanmış olduğunu göz önünde bulundurarak 1909 yılında açıldığı kanaati oluşmaktadır. Erzurum Polis Mektebinde görevli eğiticileri belirtmiş olduğu araştırmasında, verilen derslerden de bahsetmiş bulunmaktadır. Verilen derslerden bazıları; Kavanin, Terbiyeyi Meslekiye ve Kitabet olarak örnek verilebilir Yazman (1947, s:211–262). Bunun dışında (Ek 2) de görüleceği üzere 1910 yılına ait “Heyet-i İdare ve Talimiyesiyle bu sene mezkür mektepten neş’et eden Polis Efendiler” alt yazılı fotoğraftan da 1909 yılı açılıp 1910 yılında mezun vermiş olabileceği düşünülebilir. Bu fotoğrafta okulun yönetim kadrosu, öğretim kadrosu ve mezun olan Polislerin görüntüleri mevcuttur. Önünde fotoğraf çekilen Polis Mektebinin bu gün hala mevcut olup olmadığına dair yaptığımız araştırmalarda (İl Bayındırlık Müdürlüğü vb.)yetkililer, o tarihlere ait kayıtlarının mevcut olmadığını ifade etmişlerdir.
I.Dünya Savaşı süresince ülke ekonomisinin zayıf olması, birçok cephede yapılan savaşlarda, halkın cephelerde görev alması, bunlara bağlı olarak Polis Mekteplerinin öğrenci bulmakta zorlanması gibi sebeplerden dolayı, açılan Polis Mekteplerinin birçoğu ile birlikte Erzurum Polis Mektebi de kapatılmıştır. Polis Mekteplerinin kapatılış tarihi 1 Nisan 1917 tarihi olarak tespit edilmektedir (Yazman, 1947, s:261), sadece İstanbul Polis Mektebi açık kalmıştır. O dönemde açılan diğer Polis Mektepleri gibi Erzurum Polis Mektebi de yetiştirdiği rütbeli ve rütbesiz polislerle Kurtuluş Savaşının kazanılmasında çok büyük katkılarda bulunmuşlardır (Şahin, 2001, s:49).
Cumhuriyet döneminde ise 1923 yılında Konya Polis Mektebi açılmış ve okulun ilk müdürü olarak Sayın Nazif Yazman atanmıştır (Şahin, 2001, s:110). Bu polis okulundan 1926 yılında mezun olan Ali Raşit Efendiye ait diploma (Şehadetname) üzerinde belirtilen derslerden (Ek 3) de o günkü polis eğitimine ait fikir vermektedir (Gül, 2003).
Erzurum Polis Mektebinin Cumhuriyet döneminde hangi dönemde açılıp-kapatıldığına dair bilgi mevcut değildir. 1977 yılında 29.073 metre karelik bir alanda Toplum Polis Sitesi olarak kurulan bu binalar, Bakanlık Makamının 30.12.1981 tarihli onayları, Genel Müdürlük Makamının 22.01.1982 tarihli emirleri ile 29.09.1982 yılında, Polis Okulu olarak hizmete açılması planlanmıştır. 1983 yılında Polis Okulu olarak 500 öğrenci ile eğitim hayatına başlamak üzere iken, Erzurum Emniyet Müdürlüğünün acil hizmet binası ihtiyacı sebebi ile 30.05.1983 tarihli İçişleri Bakanlığının emrine istinaden Emniyet Müdürlüğü binası olarak 1991 yılına kadar hizmet vermiştir. 
Yapılan araştırmalarda, bu günkü Polis Meslek Yüksek Okulu binasının 21.04.1976 yılında 500 Kişilik Toplum Polis Sitesi olarak ihale edildiği (Ek 4) deki “Süre Uzatım Teklif Varakası” belgesinden anlaşılmaktadır. Bu sözleşmeye göre “işin bitim tarihi” 11.12.1977 yılı olarak gözükmektedir. Sözleşmede belirtildiği üzere, yapılacak olan bu “toplum polisi sitesi”nin keşif tutarı 25.000.000 lira olarak görülmektedir. Bayındırlık Bakanlığı, Yapı İşleri Genel Müdürlüğü 12. Bölge Müdürlüğü sözleşme tasarısı ve teklif varakası incelendiğinde sitenin 11.12.1977 yılında bitirildiği anlaşılmaktadır. Ancak 1977 ile 1983 arasında bu binaların kullanılıp kullanılmadığına dair herhangi bir bilgiye ulaşılamamıştır.
Emniyet Teşkilatının polis ihtiyacı açığını kapatmak için Erzurum Emniyet Müdürlüğüne devredilen bu tesislerin, 25.09.1991 yılında Polis Okulu olarak kullanılmasına karar verilmiştir. Erzurum Polis Okulu olarak 13.07.1992 tarihinde Eğitim ve Öğretime yeniden açılmıştır.  2001/2999 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 15 Ekim 2001 tarihinden itibaren Polis Okulu Müdürlükleri, Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürlükleri haline dönüştürülmesi kararı alındığından bu tarih itibariyle Erzurum Polis Meslek Yüksek Okulu olarak hizmet vermeye başlamıştır. 1911’de açılan Polis Mektebi, 1917 yılında kapanması (Şahin,2001: 49) sürecinde 5 dönem mezun vermiş, Polis Okulu olarak 1992 ile 2001 yılları arasında 11 dönem olmak üzere toplam 3453 polis adayı mezun etmiştir. Polis Meslek Yüksek Okulu olarak 2001 ile 2009 yılları arasında 7 dönemde toplam 1342 polis adayı mezun ederek hizmetine devam etmektedir.
Yukarıda verilen bilgilerden de anlaşılacağı üzere, binaların çok eski olması dolayısı ile 13.07.2009 tarihinde Erzurum Polis meslek Yüksek Okulu, Yatakhane Binası, Yemekhane Binalarının, deprem güçlendirilmesi ve tadilat onarımlarının yapılması çalışmaları başlamıştır. Sözleşmeye göre (Ek 5) 21.10.2009 tarihinde geçici kabul yapılarak yenilenmiş bir vaziyette hizmete girmiş bulunmaktadır.
3.1. Erzurum Polis Mektebi Dersler ve Personel Durumu
Hizmet verdiği 7 yıllık zaman içerisinde kaliteli öğretim kadrosu ve kendisini öğrencinin başarısına vakfetmiş yönetim kadrosu ile vasıflı ve kalifiye polis ihtiyacının karşılanmasında Polis Teşkilatına çok büyük hizmetlerde bulunmuştur. Erzurum ve civarındaki illerdeki polislerin bu gün için hizmet içi eğitim olarak adlandırılan kursları aldıkları bir okul olarak da hizmet vermiştir (Şahin, 2001. s:48).
Erzurum Polis Mektebinin Öğretim Görevlilerini Gösterir Tablo Yazman (1947, S:211-262) çalışmasından alınmıştır.


Memuriyetin Adı

Memurun Adı

Göreve Başlama Tarihi

Maaşı

Okul Müdürü

Bedri Bey

27 Temmuz 1327

1400

Okul Müdürü

Mehmet İrfan Bey

23 Kanunisani 1328

2000

Dâhiliye Müdürü

Sadık Efendi

27 Teşrinievvel 1327

775

Kavanin Muallimi

İsmail Efendi

14 Temmuz 1327

2000

Kavanin Muallimi

Mehmet Emin Efendi

26 Ağustos 1329

2000

Kavanin Muallimi                

Osman Vefik Bey

1 Teşrinisani 1329

2000

Terbiyei Meslekiye Mua.

Emin Zülfi Efendi

22 Kanunievvel 1328

1200

Terbiyei Meslekiye Mua

İsmail Hakkı Efendi

1 Teşrini Evvel 1329

1200

Terbiyei Meslekiye Mua

Hüseyin Fahreddin Efendi

2 Temmuz 1330

1000

Kitabet Muallimi

Emin Zülfü Efendi

22 Kanunievvel 1328

1200

Kitabet Muallimi

İsmail Hakkı Efendi

1 Teşrinievvel 1329

1200

Kitabet Muallimi

Hüseyin Fahrettin Efendi

2 Temmuz 1330

1000

Hıfzısıhha Muallimi

Abdullah Edip Efendi

1 Ağustos 1329

1200

Dâhiliye Müdürü

Emin Zülfü Efendi

22 Kanunievvel 1328

1200

Dâhiliye Müdürü

İsmail Hakkı Efendi

1 Teşrinievvel 1329

1200

Dâhiliye Müdürü

Hüseyin Fahrettin Efendi

2 Temmuz 1330

1000

Sınıf Zabiti

Avni Efendi

8 Temmuz 1330

750

Ancak bu tablodan verilmekte olan derslerin bunlardan ibaret olduğunu düşünmemek gerekir. Konya Polis Mektebinde verilen derslerin belirtildiği bir çalışmada Gül (2004, s: 136) şu derslerden bahsetmektedir; Kavanin, Nizamat ve Tatbikat, Hizmet-i Fiiliye ve Meslek-i Terbiye, Hıfzıssıhha, Fotoğraf ve Daktiloskopi ve Hesap vb. derslerden bahsetmektedir.
Erzurum Polis Mektebinin Açılış ve Kapanış Kadrosunu Gösterir Tablo Yazman (1947, S:211) çalışmasından alınmıştır.


Memuriyetin Adı

Adedi

Maaşı

Müdür – Yüzbaşı

1

1400

Dâhiliye Zabiti- Mülazımievvel

1

900

Dâhiliye Zabiti- Mülazımisani

1

775

Tabip ve Hıfzıssıhha Muallimi

1

1200

Kavanin Muallimi

1

2000

Müzakereci

1

750

Hesap Memuru

1

600

Serhademe

1

300

Hademe

1

200

Aşçıbaşı

1

300

Aşçı Kalfası

1

150

Yukarıdaki tabloda dikkat çeken konulardan bir tanesi Tabip kadrosu ve Müzakereci kadrosudur. 1910 yılında açılan Bağdat Polis Mektebinin, Takvim-i Vekayi (Resmi Gazete) de 9 Kanun-i Sani Çarşamba 1328 (1910) tarihli sayısında Tabip Alım ilanı bulunmaktadır (Ek 6). Ayrıca, Selanik Polis Mektebi görevlendirme tablosunda 1 Başmüzakereci ve 2 Müzakereci bulunmaktadır (Şahin,2001: 21). Müzakereci konusu ile ilgili şu anda bile böyle bir kadro bulunmamaktadır, ancak bu konu ile ilgili çalışan uzmanlar Kaçakçılık Daire Başkanlığı – Türkiye Uluslararası Uyuşturucu ve Organize Suçlarlar Mücadele Akademisi (TADOC) tarafından kurslar organize ederek hizmet vermektedirler. Müzakerecilik ile ilgili kursların, bir müddet Kanada’dan getirilen eğitmenler tarafından verildiği düşünülecek olursa, yukarıdaki tabloda belirtilen Müzakereci kadrosu ile nasıl bir müzakereci eğitiminin verildiği ve verilen bu derslere ait notların ne kadar kıymetli olduğu düşünülmelidir.
4. Polis Mektepleri Kuruluşu Öncesi ve Sonrası Eğitim Durumu
Osmanlı Dönemi 1800’lü yıllarda zabitler okuma-yazma bilen insanlar arasından seçiliyordu ancak Meşrutiyet döneminde duyulan hukuk ihtiyacı, özellikle adli ve idari işlerde görev yapan zabitler için özel bir eğitimi zaruri kılıyordu. Bu ihtiyacı giderme amacıyla ve hukuk bilgisi iyi polislerin yetiştirilmesi amacıyla 1889 yılında bir okul açıldı, ancak bu bir polis okulundan ziyade hizmet içi eğitim kurumu olarak görev yapmaktaydı. Buralarda düzenlenen kurslara polis, çavuş ve komiser rütbelerindeki 40 personel katılarak, Ceza Yargılama Usulü, Ceza Kanunu ve İlk Soruşturmanın yapılması konularında bir tür hizmet içi eğitim almaları sağlanmıştır. Bu aynı zamanda terfi programı olarak da kabul edilebilir, çünkü bu programların sonunda yapılan sınavlardan başarı ile geçenler, terfi etmeye hak kazanıyorlardı (Şahin, 2001;13).
4.1 Polis Mekteplerinde Okutulan Dersler
Polis Mektepleri mezunlarına verilen şahadetname (diploma) üzerinde belirtilen dersler üzerinden tespitler yaparak genel olarak verilen dersler şu şekilde sıralanabilir;
Ceza Kanunu (Kavanin-i Cezaiye), Nizamat (Nizamat-ı Zabtiye), Ceza Tatbikatı (Tatbikat-ı Cezaiye), Polis Meslek Etiği ((Terbiye-i Meslekiye ve Hidmet-i Fi’liyye), Koruyucu Hekimlik ve İlk Yardım (Hıfzıs-sıhha ve Müdavat-ı Evvelîye), Araştırma Usulü (Usul-ü Tahrir), Daktilo ve Fotoğrafçılık (Daktiloskopi ve Fotoğraf), Hesap, Polis Savunma Taktikleri (Ek 7), Beden Eğitimi (Ta’lim ve Jimnastikiyye), Plan ve Kroki, Haritacılık, Otomobil (Ek 8), Tabanca Atış Eğitimi ve Uygulaması, Motorlu Nakliye Araçlarının Sevk ve İdaresi ve Parmak İzi (Ek 9) olarak özetlenebilir (Tongur, 1946:266).
4.2 Polis Mekteplerinde Okutulan Derslerin İçerikleri
Bu bölümde, polis mekteplerinde verilen derslere kaynak teşkil eden kitaplara ulaşılmaya çalışılarak, daha önce Osmanlıca orijinalinden değişik eserlerde mevcut haliyle yapılmış olan tercümeler ve bunun dışında Kütüphanelerin Osmanlıca arşivlerinden elde edilen kitaplardan yapılan çevirilerle bilgiler sunulacaktır.
Burada üzerinde durulması gereken ve dikkat çeken en önemli husus Türk Polisinin Eğitiminin çok sağlam ve köklü bir geçmişe sahip olduğu gerçeğidir. Özellikle Polis Etiği ile ilgili dikkat çeken bir husus ise 2000 yılından sonra bu başlık altında Polis Okullarında verilen bu dersin 1907 den itibaren kurulan Polis Mekteplerinde ders olarak okutulduğudur. İlkyardım eğitimlerinin ve derslerinin tüm Polislere verilmesi ile alakalı Emniyet Genel Müdürlüğü’nün kapsamlı bir çalışma başlattığı bilinmektedir, yine polis mekteplerinde verilen derslere bakıldığında bu eğitimlerin Hıfzıs-sıhha ve Müdâvat-ı Evveliyye adı altında verildiği görülmektedir. ABD ve Avrupa’da Polis Araçlarında fotoğraf makinelerinin bulunduğu ve olaylarda kullanıldığı düşünülecek olursa, 100 sene önce polis mekteplerinde “Daktiloskopi ve Fotoğraf” dersinin verilmesi ne kadar köklü ve etkili bir polis eğitimi verildiğini göstermektedir. Derslerle ilgili yazılmış kitaplardan bilgi verilirken daha derin bahsedileceğinden detaya girilmemiştir. Ancak burada, Plan ve Kroki dersi kitabından bir kroki (Ek 10) anlatımı ile ABD’de bir apartman kiralama sitesindeki bir krokinin karşılaştırılması için her iki fotoğraf da konulmuştur. O zaman verilen eğitimin kalitesini ortaya koymak adına düşündürücüdür.
4.3 Ceza Kanunu (Kavanin-i Cezaiye)
Atatürk Üniversitesi Merkez Kütüphanesi Seyfettin Özege (Osmanlıca Orijinal Eserler Bölümü), 5754 SÖ 1340 numara kaydıyla bulunan “İstanbul Polis Mektebinde Takrir Olunan Kavanin Derslerinin Hülasalarını Havidir” isimli eserin müellifi İstanbul Polis Mektebi Müdür-i Esbak-ı (Eski Müdürü) Kavanin Muallimi Hasan Zeki Bey’dir. Fazilet Matbaasında (Matbaa-i Fazilet) 1340 (1924) yılında Üçüncü Tâb (Baskı) olarak yayınlanmıştır. Bu eser 1329 (1913) yılında Ahmet Kâmil Matbaasında basılan “İstanbul Polis Mektebinde Takrir Olunan Kavanîn ve Tatbikat” eserin hülasası olarak basılmıştır. Bazı bölümleri örnek olarak incelenecektir.

 

İlm-i Hukuk Tarifi ve Taksimi:
Hukuk” lafzının müfredi olan “hak” kelimesinin lügatte otuzdan fazla manası olduğu gibi erbab-ı Kavanin tarafından cem’i olarak kullanılan “hukuk” lafzının dahi birçok manaları vardır.
İlm-i Hukuk;  Hakkı na-haktan, yani hak olan şeyi hak olmayan şeylerden ve iyiyi kötüden tefrik ve temyize delalet eden bir takım kavaidden bahseyleyen ilimdir. Tabiat-ı beşeriyye nazarı mülahazaya alındığında, Sani-i A’zam olan Hak Teâla hazretlerinin insanî kuvây-i cismaniye ve ruhaniyece, sair mahlûkattan mümtâz olarak yarattığını ve pek çok istidada hassası ihsan ettiği görülür…(Zeki, 1924:3).
Cürmün Tarifi ve İzahiyle Taksimatı
Cürüm: Bir ceza tehdidi tahtında olarak kanunun nehyettiği fi’li cevaz-i kanuniye müstenit olmaksızın yapmak veya emreylediği fi’li yapmamaktır…
Bu başlık altında, cerâim-i ihmaliyye cerâim-i icraiye, cerâim-i a’tiye, cerâim-i mütemadiye, cerâim-i umumiye, cerâim-i meşhud, cerâim-i gayr-ı meşhud, cerâim-i müştereke, cerâim-i hususiyye, cerâim-i siyasiyye, cerâim-i a’diyye, cerâim-i kasdiyye ve cerâim-i gayr-ı kasdiyye kavramlarının açıklamaları yapılmıştır (Zeki, 1924: 9-33).
Mücrim: Kuvve-i irade ve mümeyyizeye malik olduğu halde bir ceza tehdidi altında olarak kanunen cürümden ma’dûd olan bir fiil ve hereketi a’mden veya kasden veya taksiren irtikab eden kimsedir. Şu halde bir kimseye mücrim denebilmek için üç hal lazımdır. Birincisi; mücrim, kuvve-i mümeyyize ve akliyesine ve irade ve ihtiyarına malik olmalıdır. Binaenaleyh kuvve-i akliye ve mümeyyizesi olmayanlarla ihtiyar ve iradesine malik bulunmayan şahısların irtikab eyledikleri fiil cürüm olsa bile kendilerine mücrim denilemez. İkincisi; mücrim, kanunen bir ceza tehdidi tahtında olarak cürümden ma’dud bir fiili işlemektir. Üçüncüsü; mücrimin ikâ-ı cürümde amd, kasd veya taksiri sabit olmalıdır. Binaenaleyh, işlediği fiilde amd veya kasd veyahut taksiri olmadığı ve ancak sırf hata eseri olduğu anlaşılır ise failine ceza verilmez (Zeki, 1914: 32).
Esbab-ı Muâfiyyet
Kanunen cürümden mağdur olan her fi’l-i memnûada zat-ı fiil, kanuna mugayir olarak işlenmiş ise mücrimiyyeti istilzam eder ve Kanunen muayyen olan bir hak veya bir vazifeye istinaden işlenmiş ise kanun o fiili işlemeye faili me’zuniyet verdiğinden mücrimiyyeti izale eder. Mücrimiyyet halini izale eden esbaba esbab-ı muafiyet denir. Esbab-ı muafiyet çeşitleri hakkında açıklamalar yapmaktadır.
Rüşvetin çok orijinal bir tarifi olduğu için buraya alınmıştır. Rüşvet: Bir hüküm verdirmek veya bir iş yaptırmak için, gerek hâkime ve gerek memura veya efrâdı nâsdan olup da hakem ve ehli hibre (bilirkişi) gibi bir vazife ile mükellef bulunan eşhâsa ve dava vekillerine verilen şeydir (s:82).
Bu bölümden sonra, fihristteki konu başlıkları verilecektir.
İfade-i Mahsusa, İlm-i Hukukun Tarifi ve Taksimi, Hukuk-u Cezaiyyenin Tarifi, Hukuku Cezaiyyenin Taksimi, Hukuk-u Cezaiyyenin Mevzuu ve Gayesi, İlm-i Hukukun Taksimini Gösteren Levha,
Cürmün Tarif ve İzahıyla Taksimatı, Cürüm Kaç Suretle Taksim Olunur, Taksim-i Kanuni Nedir, Taksim-i Nazari Nedir, Ceraim-i Ecraiyye, Ceraim-i İhmaliyye, Ceraim-i Âniye, Ceraim-i Mütemadiye, Ceraim-i Umumiye, Ceraim-i Hususiye, Ceraim-i İ’tiyariyye, Ceraim-i Siyasiye, Ceraim-i Kasdiyye, Ceraim-i Gayr-ı Kasdiyye, Ceraim-i Meşhude, Ceraim-i Gayrı Meşhude, Ceraim-i Müştereke, Ceraim-i Mürtebide, İctima-i Ceraim, Tekerrür-ü Cürüm, Tesbit-i Cürüm, Mücrim Kime Derler.
Taammüd Nedir, Kasd Nedir, Taksir Nedir, Cürüm Kimler Hakkında İşlenebilir.
Esbab-ı Muafiyet, Esbab-ı Muafiyet-i Fiiliye, Müdafa-i Meşrua, Müdafa-i Meşrua-i İctmaiyye, Salahiyetdar Merci-i Resmiden Sadır Olan Kanun-i Emrin ve Hüküm Kanunun İcrası, Leylen ve Mesaen ve Kapı Kırmak ve Sair Suretlerle Vuku Bulan Tarizi def’, Esbab-ı Muafiyeti Şahsiye, Sebavet, Cinnet, Cebir ve İkrah, Zevcesini ve Mehariminden birini Aher bir Şahıs ile Fiili Şeni’ Zina Halinde Görüpde birini veya her ikisini darp, cerh ve katl etmek.
Esbab-ı Mazeret, Esbabı Mazeret-i Tâmme, Muhaffefe, Mukabele, Müşeddede, Muhaffefe, Enva-ı Ceraimin ve Derecat-ı Mücazatın Ağır ve Hafifinin Suret-i Tedkiki.
Mücazat, Kıyas, Mücazatın Sukutu, Vefat, Afv-ü Âli, İade-i Hukuk-i Memnua, Mürür-u Zaman, Ceza Kanunu, İdam Cezası, Kürek, Kal’a Bendelik, Nef’i Rütba ve Memuriyyetden Mahrumiyet, Hukuk-u Medeniyyeden İskat – Hapis, Ceza-i Nakdiyye, Zabtiyye Nezaret-i Altına Alınmak.
BİRİNCİ BÂB
Birinci ve İkinci Fasıl: Emniyet-i Hariciye ve Dahiliyeyi İhlal Eden Cinayet ve Cerhalar.
Üçüncü Fasıl: Rüşvet
Dördüncü Fasıl: Sirkat-ı Emval-ı emiriyye ve irtikabât-ı saire.
Beşinci Fasıl: Nüfüz-u Memuriyet ve mevkiini suiistimal edenler ve vazife-i memuriyet-i ifa etmeyenler.
Altıncı Fasıl: Memurin hükümet tarafından efrad hakkında vukua getirilen tadiyyat ve sui muamelat.
Yedinci Fasıl: Memurin devlete muhalefet ve adem-i itaat ve hakaret.
Sekizinci Fasıl: Mahpus Kaçırmak ve Erbab-ı Cinayeti İhfa Etmek.
Dokuzuncu Fasıl: Mühür fekkine ve emanet eşya ve evrak-ı resmiyyenin ahzine dair,
Onuncu Fasıl: Selahiyyeti ve Me’zuniyyeti olmaksızın sıfat-ı resmiyyede bulunanlar.
Onbirinci Fasıl: İmtiyazat-ı Mezhebiyyeye Ta’riz Edilenler ile Bazı Âsâr-ı Kadime ve Muteberey-i Tahrip ve Rahnedar Edenlere Dair.
Onikinci Fasıl: Telgraf ve Telefon Muhaberatını İhlal Edenler.
Onüçüncü Fasıl: Bila Ruhsat Matbaa Küşad ve Matbaalarda Evrak-ı Muzırra Tab’ ve Neşr Edenlere ve Mekteplerin Usul-i Talimiyyesine Dair.
Ondördüncü Fasıl: Kalpazanlık.
Onbeşinci Fasıl: Sahtekarlık.
Onaltıncı Fasıl: Kundakçılar hakkında.
İKİNCİ BÂB
Birinci Fasıl: Katl ve Cerh ve Darp ve İhafeye Dairdir.
İkinci Fasıl: İskat-ı Cenin ve Karışık Meşrubat ve Semiyyatı Furuhat Edenlere Dairdir.
Üçüncü Fasıl: Hetk-i Irz.
Dördüncü Fasıl: Hilaf-ı Usul Hapis ve Tevkif-i Eşhas ve Çocuk Sirkati ve Çocuk ve Kız ve Karı Kaçırmak.
Beşinci Fasıl: Yalan Şahitlik ve Yalan Yere Yemin.
Altıncı Fasıl: İftira ve Şemm ve İfşayı Sır.
Yedinci Fasıl: Sirkat.
Sekizinci Fasıl: İflas ve Dolandırıcılık.
Dokuzuncu Fasıl: Emniyeti Suiistimal.
Onuncu Fasıl: Müzayedeye ve Umur-u Ticarete Fesat Karıştırmak.
Onbirinci Fasıl: Kumar ve Piyango.
Onikinci Fasıl: İzaa-i Mal ve Izrar-ı Nâs
ÜÇÜNCÜ BÂB
Kabahat İf’ali
Hariç-ez Memleket İmtiyazı; Sefirler, Konsoloslar, Ecanip,
İade-i Mücrimîn
Karasuları
Sefain
Karasularda ve Limanlarda ve Sefain Derununda İka’ Edilen Ceraim
4.4 Kroki ve Plan Dersleri
Polis Mektebine Mahsus, “Musattah Kroki ve Plan Dersleri” isimli ders kitabının muharriri (yazarı) Dersaadet Polis Mektebi Dâhiliye Müdürü ve Kroki Muallimi, Mülazımı Evvel Bedri Beydir. İstanbuldaki Cihan Matbaasında 1327 (1911) yılında basılmıştır. Bu eser, Atatürk Üniversitesi Merkez Kütüphanesi Seyfettin Özege (Osmanlıca Orijinal Eserler Bölümü), 25569 SÖ 1327 numara kaydıyla bulunmaktadır.
Kroki ve Plan dersleri kitabı, Memurin-i Zabıtaya Krokinin lüzumu ve faidesi bölümü ile başlamaktadır. Memurin-i Zabıta esnayi tahkikat ve tedkikatta vukuatın mahalli cerayanı olan mıntıka ve binaların şekli ve tarzı ve taksimatı ve ib’adı hakkında ekseriyetle tasvir ve tarif ahvale mecbur olurlar ki tanzim edecekleri zabt varakalarına veya rapor veyahut diğer evrak-ı müteferriasına mahalli vukuatın vüsati ve tefrikasının kesreti nisbetinde satırlar ve sahifeler dolusu ibareler ilavesine sene ihtiyaç görür...(s: 3)
Kroki tahriri ve kroki mütalaa esnasında ihtiyar edilecek dikkat ve itinalara rağmen meşguliyetin kesreti, vukuatın süratle takib edilerek safahat güna gün tevali ettirilmesi, efkârın vukuatı mütenevvi-a ile meşbu’ bulunması, zihnin bazı noktalara saplanarak diğerlerine ehemmiyet verilmemesi gibi bir takım maddi ve manevi me’süratı dolayısıyla zuhulen edilecek hatarın ve mütalaada maruz kalınacak su-i telakkilerin zuhuru muhtemeldir. Binaenaleyh, küçük bir yanlışlığın tesiriyle bazı hakaikin veyahut maksad-ı aslinin zıyaına meydan vermemek için – adliye nezaretinin vaki olan emir ve tamimi veçhile – bu babda tanzim edilecek evraka mahalli vak’ayi mesur bir kıta krokinin rabt edilmesi mucib-i muhsenatıdır (s: 4). 
Bir harita ve krokinin mütalaası da tersimi kadar haizi ehemmiyet olduğundan ve bazı malumatı ibtidaiyyenin beyannamesine ihtiyaç der-kâr bulunduğundan kroki tersimi hakkında bast ve beyan edilecek kavaid ve malumat usul-i mütalaa için de bir fikr-i mahsus îta eder (s: 4). 
Bundan sonraki bölümde kroki çeşitleri hakkında bilgi verilerek her birinin özellikleri anlatılmıştır. Harita ile Kroki arasındaki fark şu şekilde anlatılmıştır. Esna-i tersimide istimal edilecek alat ve edevatın nevi ve miktarı, sarf olunacak zamanın müddeti ve amillerin derece-i dikkat ve itinası ile mütenasiptir (s:6).
Kroki tersim ve mütalaasına talik bulunması hasebiyle bazı tabirat ve tarifatın zikrine mecburiyet görülmüştür denilerek “avariz-i tabiiye, avariz-i suniye, mikyas-ı kesir, adedi tam, kesr-i adi, tarh, taksim, darp ve tahmini mesafe gibi kavramlar açıklanmıştır (s:8).
Cihât; kroki tersimi için bilinmesi lazım gelen mikyas vesaireden sonra sıra cihâte gelir. Cihat cehtler demektir. Ruy-i zeminde dört esaslı cihet vardır. Bunlara da şimal, cenup, şark, garp namları verilmiştir (s:15).
Daha sonraki bölümlerde; eşkal-i hendesiye, zaviyeler, satıhlar, müstatil, şebh-i münharif, muin, muhammes, müseddes, zü-kesir-il idla’, daire ve aksamı, cisimler, mürtesem, irtisam satıhları, kroki tersimi, mikyas intihabı, şimal cenup hattının tersimi, mesaha veya tahmini, teferruat ve tezyinat, işarat-ı mahsusa, kroki mütalaası ve plan konuları detaylı bir şekilde anlatılmış ve kitabın son kısmına örnek olarak bir bina planı çizilmiştir. Bu plan bugün ABD de ev kiralamak isteyenlere gösterilen örnek ev planlarına şaşırtıcı bir şekilde benzemektedir (Ek 10). Ayrıca ders kitabının en son sayfası olarak Dersaadet Polis Mektebinin izahlı krokisi konulmuştur (Ek 11).
4.5 Polis Efendilere Mahsus Terbiye ve Malumatı Meslekiye
Öğretmen Emniyet Müdürü İbrahim Feridun tarafından 1326 (1910) yılında yazılan ve Dersaadet Matbaasında İstanbul’da basılan bu alanda bir ilk ve şaheser olarak kabul edilen bu çalışma bugün tamamen günümüz diline çevrilmiştir. Yazımızın başında da belirtildiği üzere polis mekteplerinde verilen dersler incelendiğinde en dikkat çekici derslerin başında hiç şüphesiz bu ders gelmektedir. Çünkü daha 2000’li yıllarda Polisin Görev ve Yetkileri ve Meslek Etiği adı altında ders olarak okutulmaya başlanmış ve ancak yüz yıl sonra Polis Meslek Etiği adı altında yeniden müstakil bir ders olarak 2010 yılında okutulmasına karar verilmiştir.
Bu kitaptaki bazı bölümler seçilerek kitabın kalitesi hakkında fikir verilmeye çalışılacaktır. Özellikle kitabın 1910 yılında yazıldığı dikkate alınarak verilen bilgilerin bugün dahi tazeliğini koruyor olması çok dikkat çekicidir.
Görev anlayışı ve vazife şuurunun ifadesi olarak polislerin nasıl olması gerektiği şu şekilde anlatılmaktadır: “Vazifesini üstün tutan, vatan ve milletine hürmet ve muhabbeti olan, namus ve kişilik haysiyetinin kıymetini takdir eden bir memur, böyle zamanlarda her vakitten daha çok vazifesine dikkat etmekle beraber cesaret, gayret, sebat, itaat, ciddiyet, edep ve terbiyesini öne çıkarır” (Şahin, 2001: 89).
Sadece emniyet teşkilatında değil birçok kamu veya özel kurumda problem olan ast-üst ilişkilerindeki sıkıntılara çözüm olabilecek tavsiyeler vermektedir. “Unutulmamalıdır ki, bir üst için en büyük silah, en büyük başarı vasıtası astlarının kalplerine hükmedebilmektir. Fakat bu saadet asta karşı bağırıp çağırmak, hukuku çiğnemek ve onu hor görmekle elde edilemez. Ancak ast da herkes gibi şahsi hukuka sahip bir insan, devletin haysiyet ve şerefini taşıyan, hakkı yüceltmeye ve geliştirmeye, huzur ve istirahatına sahip…”
Astlarını insan yerine koymayan, başarı ve mesai haklarını vermeyen üstler, emin olmalıdırlar ki, kendi silahlarını kendi elleriyle köreltirler. Gerçi gerekli bir iş üzerine o silahlarının kullanmak istedikleri zaman silahların kesmediğini görmekle hakikati anlarlarsa da ne yazık ki bu acı denemeden yalnız kendileri değil meslek de memleket de zarar görür.
Üst, astının hatasını gördüğü zaman onun nasihat, ihtar veya cezadan hangisiyle cezalandırılması hususunda haysiyet ve şerefinin kırılmamasıyla beraber böylesine çirkin bir hatadan uzaklaşmasını nasıl temin edebileceğini gereği gibi düşünüp ona göre eylemde bulunmalıdır” (Şahin, 2001: 90).
Polisin halka hizmet ederken nasıl bir muamele tarzına sahip olması ve halkla ilişkiler noktasında dikkat etmesi gereken hususlar hakkında vermiş olduğu tavsiyeler; “Hükümetin bağlı memurları iyi bilmelidir ki, “Cenab-ı Hak’tan” sonra kendilerinin asıl velinimetlerinin onları bulundukları memuriyetlere tayin eden kişiler değil belki her ay aldıkları maaşları vergi suretinde devlet hazinesine teslim eden zanaatçı emsali milletin fertleridir…” (Şahin, 2001: 93).
Milletin hazinesinden aldığı maaşla şahsını, aile fertlerini geçindiren memurun aldığı paraya kendini hak sahibi kılması ve o parayı veren millet arasında alnı açık, yüzü ak, göğsü gergin bir halde gezebilmesi için işine hile, hurda, namussuzluk karıştırmayarak bütün doğruluk ve namusuyla tam bir şevk ve gayretle çalışması gerekir (Şahin, 2001: 96).
Polisler, görevlerini yerine getirirken sahip olmaları gereken etik anlayışını şu ifadelerle ders kitabında anlatmıştır. “Polis Memuru görevini yerine getirirken kendisinin üstleri tarafından değil ancak vicdanı tarafından izlenip gözleneceğini düşünmeli ve vicdanının tenkit ve telkin sesinin karşısında en büyük azabı çekeceğini hatırından çıkarmayarak tam hakiki olgunluk ve doğrulukla görevini yerine getirmelidir…” (Şahin, 2001: 97).
Görevini kötüye kullanarak veyahut zevksiz ve hevessiz vazifesini angarya suretinde yaparak maaş alan, kendisini millete hiçbir hizmette bulunmadan boşu boşuna besleten bir hükümet memuruyla şunun bunun evini, kasasını soyan, çantasını çarpan bu şekilde geçinen bir hırsız arasında hiçbir fark yoktur” (Şahin, 2001: 98).
Bu ifadeler, bu kadar maaşla ancak bu kadar hizmet edilir diyenlere veya değişik bahanelerle hizmet kalitesi düşük bir şekilde vazife yapmalarına bahane arayanlara oldukça anlamlı cevaplar vermektedir.
5. Polis Mekteplerinden Mezun Olanlara Verilen Şehadetname (Diploma) İncelemesi
Polis Mekteplerinden mezun olanlara verilen diplomalar incelenerek günümüz mezunlarına verilen diplomalar ile birlikte değerlendirildiğinde bazı dikkat çeken noktalar olduğu gözlemlenmektedir. Burada Ali Raşit Efendinin torunu Ömer Kamışçıoğlu’nun özel arşivinden alınan (Gül, 2003) Diplomanın sağ üst köşesinde mühürlü bir fotoğraf bulunmakta ve hemen altında Hüsn-ü Hal ve Hareketi hakkında bilgi verilmektedir. Ortada Ülkenin amblemi ve altında güzel bir hat ile “Polis Mektebi Şehadetnamesi” yazısı bulunmaktadır. Sağ üst köşede ise Mezun olan şahsın künyesi, ismi ve mektebe giriş bilgileri verilmektedir. Hemen bunun alt sağ tarafında tam not (90) belirtilmekte, sol tarafında kazanılan not yazılmaktadır. Bu bölümden sonra mezunun almış olduğu derslerin isimleri ve bu derslerin süreleri belirtilmektedir. Derslerin altında ise mezun olunan tarih bilgileri, hangi dönem mezun oldukları, not ortalaması ve devre başarı durumu, diplomayı hak ettiğine dair ifadeler bulunmaktadır. Bu bölümün hemen altında her ders için mezunun başarılı olduğuna dair öğretmenlerin basmış olduğu mühürler görülmektedir. En alt kısımda ise mezuniyet devresi ve diploma numarası bulunmaktadır. Örnek olarak bu diploma üzerinde bulunan yazı tercüme edilerek buraya alınmıştır;
“Dokuzyüz yirmi altı senesi Haziran Teşrin-i Sani aylarında musadık beşinci devre-i tahsiliyede künyesi balay-i şehadetnamede muharrer Ali Raşid Efendi balada mezkûr derslerde bil-imtihan doksan tam numaradan elli sekiz numarasını kazanmış ve sınıfın ellincisi olmak üzere karibül-ala derecede ispat ehliyet etmiş olduğunu müşir şehadetnamedir.
Efendi (yevmi) derslerde say-ü gayreti ve hüsn-i hal ve hareketi tarafımızdan tasdik kılınır. 30 Teşrin-i Sani 926, 22 Cemaziyel-Evvel 1345.
Efendi (yevmi) derslerde iktisab eylediği derece-i ehliyet ve hüsn-i hal ve hareketiyle polis memuriyetini ifaya kudret ve liyakatı olduğu tasdik olunur. Emniyet-i Umumiye Müdürü.
Devre-i Tedrisiyyesi
Şehadetname Numarası
Bütün bunlardan da anlaşılacağı üzere böyle bir diploma bu günkü anlamda aynı zamanda transkripti yani not dökümü ile birlikte polis adayının disiplin durumuna ait bilgiler de içermektedir.
6. Sonuç
Yapılan bu çalışmada, Erzurum Polis Mektebinin kuruluşu, o döneme ve öncesine ait polis eğitim sitemi, Polis Teşkilatının tarihsel gelişim ve değişimine çok teferruatlı olmayan bir bakış ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma sürecinde ulaşılabilinen vesikalar ve kaynaklar paylaşılmıştır. Bu gün Erzurum Polis Meslek Yüksek Okulu olarak hizmet veren bu eğitim kurumunun tarihçesi vesile edilerek Polis Eğitimi ve Türk Polis Teşkilatı hakkında tarihsel bilgilerin paylaşılması sağlanmıştır. Bu çalışma esnasında Polis Mekteplerinde verilen dersler ve içerikleri hakkında da bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Polis Eğitiminin yeniden düzenlenmesi ile ilgili çalışmalar yapılırken, polis mekteplerinde okutulan dersler ve bu derslere ait kitapların da güncel müfredatlar hazırlanırken göz önünde bulundurulmasının faydalı olacağı düşünülmektedir.

 

 

Kaynakça
BEDRİ, (1911). , “Musattah Kroki ve Plan Dersleri. Cihan Matbaası – İstanbul.

FERİDUN, İbrahim (1910). Polis Efendilere Mahsus Terbiye ve Malumatı Meslekiye. Dersaadet – İstanbul.

Gül, Muammer (2003). Konya Polis Mektebi. Selçuk Üniversitesi  Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi (10). pp. 131 – 146. ISSN 1302-1796

ŞAHİN Eyüp (2001). 1907’den 2000’e Polis Okulları, Ankara.
ŞAHİN Eyüp (2004). Türk Zabıta Yapılanmasının Tarihi Gelişimi, Polis Dergisi Sayı 38, EGM.Yay., Ankara
TAKVİM-İ VEKAYİ (1912). 1350 Nolu Resmi Gazete.

TONGUR, Hikmet (1946). Türkiyede Genel Kolluk Teşkil ve Görevlerinin Gelişimi, EGM Yayın No: 1, Ankara.

YAZMAN, Nazif (1947). Polis Mekteplerinin Tarihçesi, Polis Dergisi. Y:23, S:310, Ankara.

ZEKİ, Hasan (1924). İstanbul Polis Mektebinde Takrir Olunan Kavanin Derslerinin Hülasalarını Havidir. Fazilet Matbaası – İstanbul.

 

 

* Erzurum Polis Meslek Yüksek Okulu, Polis Araştırmaları Merkezi, selcuk_zengin@yahoo.com

* Erzurum Polis Meslek Yüksek Okulu, Polis Araştırmaları Merkezi, irfandemir25@yahoo.com